powered by TONYUKUK

samuraylar...

Samuraylar "Bushido" anlayışını temel almıştır. Bushido, "Savaşçının Yolu" anlamına gelir. Buşido felsefesinde korkunun yeri yoktur. Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir. Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.

onursuzluk sergilediklerini düşündüklerinde ve temel prensiplerine aykırı davrandıklarında her an intihar etmeye eğilimliydiler. Düşmanlarına karşı acımasız ve ölüm fikrine çok bağlı akimin en büyük temsilcilerindendiler. Bir model olarak ele alındığı zaman, samurayların bu görüntüsü hem yanlış hem de doğru görünebilirdi. Çünkü onur, cesaret, nezaket, sadakat, büyük düşmanlara değer veriş gibi manevi yönü güçlü davranışlarının yanında bazen asice bas kaldırabilecek, kendi düşüncelerinin dikine gidecek, çok muhafazakâr bir görüntüyü sergileyecek, zalimlik gösterecek ve gerektiğinde gözünü kırpmadan acımasızca öldürecekti.


 


 

Anne babam yok; gökyüzü ve dünya anne babamdır.

Evim yok; Tan Tien evimdir.

İlahi gücüm yok; dürüstlüğüm ilahi gücümdür.

Huysuzluğum yok; uysallığım huysuzluğumdur.

Büyü gücüm yok; kişiliğim büyü gücümdür.

Ne ölümüm ne de yaşamım yok; Um ölüm ve yaşamımdır.

Bedenim yok; sabırlılık bedenimdir.

Gözlerim yok; şimşeğin çakması gözlerimdir.

Kulaklarım yok; duyarlılığım kulaklarımdır.

Bacaklarım yok; çabukluğum bacaklarımdır.

Kanunum yok; kendimi savunmam kanunumdur.

Stratejim yok; doğru öldürmem ve yaşamımı doğru vermem stratejimdir.

Planım yok; fırsatı değerlendirmem planımdır.

Mucizem yok; dürüst kurallarım mucizemdir.

Prensiplerim yok; bütün koşullara adapte olmak prensibimdir.

Taktiklerim yok; boşluk ve doymuşluğum taktiğimdir.

Doğal yeteneğim yok; zekâmı hazır tutmak doğal yeteneğimdir.

Arkadaşlarım yok; aklim arkadaşımdır.

Düşmanım yok; dikkatsizliğim düşmanımdır.

Zırhım yok; yardımseverliğim zırhımdır.

Kalem yok; değişmezliğim kalemdir.

Kılıcım yok; zekâm kılıcımdır. der ünlü bir samuray ustası...

Japon tarihi, büyük ölçüde kılıcın etkisi altında şekillenmiştir ve günümüze kadar gelen bir kültür birikimi ile kılıç, artık sembol haline dönüşmüştür. Japon tarihinin kökünde imparatorun,  imparator sayılabilmesi için sahip olması gereken mücevher, ayna ve kılıç üçlüsünden biri olarak yer almıştır. Bizim kültürümüzdeki “at, avrat ve silah” üçlemesinin karşılığı sayılabilir.


kısa bir hikaye:

Bir günün sabahı halkın sahilin biraz ilerisinde duran Moğol gemilerini fark etmesi üzerine sahile dizilen samurayların ellerinde kılıç ile savunma amaçlı beklemesine karsın üstün Moğol okları ile gemilerden hiç karaya inmeden- samurayların büyük bir kısmı kıyıma uğratılmıştır. Sonraki günün sabahı kendine gelemeyen Japon ordusu tekrar sahile indiğinde Moğolların gittiğini fark etmişlerdir. Fakat tekrar böyle bir tehlike anı için sıkı çalışmalara başlayıp daha kalın zırhlarla ve ince islenmiş kılıçlarla donatılarak kendilerini eğitmek amaçlı antrenmanlar yapmışlardır. Bir kaç hafta olmadan geri dönen ve bu sefer kalıcı istila için gelen Moğol ordularının karsısında ufak tekneciklerin içine doluşmuş 10-12 kişilik samuraylar beklemekteydi. Tekrar oklarını geren Moğolları gören Samuraylar ufak fakat hızlı tekneleri ile Moğol gemilerine yaklaşmışlar ve geminin üzerine çıktıkları gibi tüm gemiyi kılıçtan geçirmişlerdir. Okçular sayıca çok olan tekneleri vurmakta zorlanırken bir tane dahi olsa samuray bir şekilde gemiye tırmandığı zaman Moğolların sansı kalmamıştı. Çünkü okçular artık kısa mesafede etkin atış yapamazken kılıçlı askerlerin kılıçları samuray kılıcı karsısında kırılıp dağılmaktaydı! Bu zaferden sonra samuraylar ve özellikle bu anlatılan sahne ile yücelen kılıcı artık Japon kültüründe yerini belirlemiştir. Artık kılıç bir namus ve güç sembolü haline gelmiş fakat bu da ateşli silahların egemenliği ile sadece sembol olarak kalmaya mahkum olmuştur.









Kılıç sanatlarının ayrılması: Kılıç teknikleri Japonya’daki, The Zen Nihon Kendo Renmei (Tüm Japon Kendo Federasyonu) – Kendo kendo, kenjutsu ve biraz iaido ryu sertifikasyonu ile The Zen Nihon Iaido Renmei (Tüm Japon Iaido Federasyonu) – biraz kenjutsu ve iaido ryu ağırlıklı sertifikasyonu kapsayarak yürütülmektedir

Tekniklerin sınıflandırılması tiplerine, bölgelerine göre olsa da en genel olarak üç baslık altında toplanabilir: Kenjutsu, Iaido ve Kendo.

Ken (Kılıç)  : Samurai’nın temel silahıdır. Japonya’da kılıç hayatı sembolize eder ve kutsaldır.Bu sebeple kılıca selam verilir. Kılıç ölümle yasam arasındaki ince çizgiyi bize hatırlatır. Budo’ya hayat veren şeydir, bir çok Japon disiplin sanatının temeli kılıca dayanır. Birçok tekniğin vücut hareketleri kılıç tekniklerinden çıkmıştır. Japonya’da samura iler feodal zamanlarda devamlı kılıçla gezdiklerinden onu vücutlarının bir parçası gibi görmüşlerdir ve kılıç onların her hareketlerine anlam ve yön vermiştir. Kılıçla oturmak,kalkmak, beline en doğru şekilde yerleştirmek, kılıcı çekmek, kullanmak, temizlemek, saklamak son derce önemlidir ve ayrı ayrı bilinmesi gereken konulardır. Bokken ise antrenmanlarda kullanılan ken’in ahşaptan yapılmış kopyasıdır. 

Bokken ya da Bokuto;
• Çalışmalarda katana’nın yerini alan ağaçtan bir kılıçtır. Aikido’da, tsuba’sızkullanılır. Ak ya da kırmızı meşe, Biva, Sunuke, Kokutan gibi çeşitli ağaçlar kullanılır. Geleneksel okullara göre ittoryu, ji-genryu, katorishintoryu vb. gibi farklı şekilde olanları da vardır. Suburi için özel olarak yapılmış olanları da mevcuttur: tanrenuchi ve kumitachi.
• Genelde herhangi bir bokken seçilebilir ancak kılıçta olduğu gibi, boy ve el yapısına göre seçim yapmak gereklidir. Yine de bir suburito günlük çalışmada kullanılmamalıdır. Genelde çalışma için ak meşe ağacından yapılmış bir bokken yeterli olur.

Jo (Sopa); Eski yıllarda ve kılıcın yasaklandığı dönemlerde insanların kendilerini korumak için yanlarında bulundurdukları sopalar da budo içerisinde disipline edilmiş silahlardandır. Buna Jo diyoruz. Ortalama olarak 128 cm boyunda 2.6 cm çapında ve ahşaptır. Bu boyutlar zorunlu değildir, ancak belirli bir deneyime dayanmaktadır. Kırılma tehlikesi olan dayanıksız ve çok ince bir Jo kullanmamaya dikkat etmek gerekir. Öte yandan, kalın bir Jo da kullanımda bazı zorluklar yaratabilir. Ağacın damarlarının boylamasına olmasına dikkat ederek, beyaz ya da kırmızı meşe tercih edilebilir. O Sensei’in ellerinde Jo genellikle süngü görevi görürdü.

Tanto (Bıçak) : 30 cm uzunluğundaki Japon bıçağıdır. Sapı 10 cm bıçak kısmı 20 cm kadardır. Samuray’ların yakın mesafe için, harakiri (seppuku) denilen intihar amaçlı ya da suikast (ani saldırı) yapmak için bellerinde bulundurdukları silahtır. Keskin ve çelikten yapılır ancak yine antrenmanlarda kazalardan sakınmak için ahşaptan bir kopyası kullanılır.


Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

bilimsel efsaneler 1 .....

10/7/2009 Kategori: A_IK OTURUM |

Çin Seddi uzaydan görünür mü? Beynimizin sadece %10’unu mu kullanıyoruz? Esnemek bulaşıcı mıdır? Kediler dört ayak üzerine mi düşerler? Her şeyin olduğu gibi efsanelerin de bilimsel bir açıklaması var.

Su, kuzey yarımkürede ayrı, güney yarımkürede ayrı yönlerde mi döner?
Giderinden girdap oluştura oluştura akan suyun, kuzey yarımkürede ayrı yönde, güney yarımkürede ayrı yönde döndüğü sanılır, bu da dünyanın dönüş hızına bağlanır. Oysa dünyanın dönüş hızı, suyun yönünü etkileyecek kadar hızlı değildir. Lavabonun yapısına göre yan yana duran iki giderden akan suyu bile ters yönlere döndürebilirsiniz.

İnsan, beyninin sadece %10’unu mu kullanır?
Bilim adamlarını övmek için gazetelerin uydurduğu bir bilgi olmalı. İnsan uyurken bile beyninin büyük kısmı aktiftir. “İnsanlar, beyinlerinin olası potansiyelinin %10’unu kullanıyorlar” deselerdi belki bu kadar saçma olmazdı, beynimizin gerçek potansiyeli hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ancak insan beyninin her kıvrımı aktif olarak çalışır. İnanmıyorsanız MR’a girin, rengârenk sonuçları kendiniz görün.

Bilimsel efsaneler

Bir gökdelenin tepesinden bırakılan bozuk para, birini öldürebilir mi?
Eğer kötü bir niyetiniz varsa, bozuk para seçmemenizi öneririz. Aerodinamiklikle alakası olmayan biçimini ve pütürlü yüzeyini düşünürsek, Petronas Kuleleri’nin tepesinden bile bıraksanız, evinizin penceresinden aşağı bırakmanızdan bir farkı olmaz.

Bilimsel efsanelerYetişkinler, yeni beyin hücresi üretirler mi?
Denir ki; 20’li yaşlardan sonra beyin, yeni hücre üretmez, cepten yer, bu yüzden de yaşlandıkça unutkanlaşırmışız. Gerçekten de beynin gelişiminin en hızlı olduğu dönem çocukluk, ancak ondan sonra da beyin hiç durmadan yenilenmeye devam ediyor. Annelerin, çocukları kafalarını bir yerlere çarptığında aptal olacaklar diye endişelenmelerine gerek kalmadı.

Böcekler kafaları kesildikten sonra da yaşayabilir mi?
Evet, böcekler kafaları olmadan, açlıktan ölene kadar yaşayabilir. Ama sadece onlar değil, tavuklar da. Tavukların kafaları olmasa da merkezi sinir sistemleri yaşamalarına izin verir. Açlıktan ölene kadar ortada gezinmeye devam ederler. Kuş beyinli işte.

Tavuk suyuna çorba, soğuk algınlığına iyi gelir mi?
“İyi gelmek”ten kasıt “iyileştirmek”se, o biraz zor. Ama kastedilen şey “kendini iyi hissettirmek”se, o olabilir. Tavuk suyunun, boğaz ağrılarını rahatlattığı biliniyor. Üstelik sıcak. Üstelik lezzetli. Neden olmasın?

Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

samurai...

10/7/2009 Kategori: BIYOGRAFI |

Samuray, dövüş sanatlarından çay törenlerine kadar her alanda güçlü bir şekilde varlığını sürdürmeye devam ediyor ve çoğu Japon, içindeki samurayı aramaktan kendini alamıyor.



Samuray için yollar açılıyor. Mağrur savaşçı Edo'da, geleceğin Tokyo'sunda, kalabalık bir sokakta uzun adımlarla yürürken gözler kaçırılıyor ve insanlar birer adım geri çekiliyor. Dönem 18. yüzyıl başları, ancak yüz yıl öncesi ya da sonrası da olabilirdi: Feodal törelerine sadık Japonya'da bu sahne hiç değişmiyor. Sokakta bir samurayı tanımamak ise olanaksız. Biri uzun biri kısa iki kılıç belinde sallanıyor. Sadece, Japonya'nın en yüksek –savaşçı– sınıfının üyesi olan samuray, otoritesinin dehşet saçan simgeleri olan bu iki kılıcı bir arada taşıyabilir.

Samuray kimono üzerine dökümlü, etek benzeri bir pantolon ve kısa, bol bir gömlek giyer. Kafasının tepesi kazınır; iki yanda ve arkada kalan saçlarla gösterişli bir topuz yapılır. Samurayın hiç acelesi yoktur. Yönetim çalışmasını beklemez ancak samuray, pirinçle ödenen yıllık maaşını desteklemek için bir iş yapabilir. Samuraydan sadece savaşa hazır olması ve sorun çıktığında yöneticileri koruması istenir. Ve halktan biri ona saygısızlık etmeye cüret ederse –emrine uymaz ya da kılıcına çarparsa– samurayın o nankör kişiyi oracıkta öldürme hakkı vardır (ancak bu hak nadiren kullanılır).

Kibir, samurayın doğuştan hakkıdır. Samurayların savaşçı sınıfı 1185'ten 1867'ye kadar yaklaşık 700 yıl boyunca Japon tarihine hükmetti; bu kadar zalim –ve kültürel açıdan zengin– bir iktidar ne erken Roma'da ne de ortaçağ Avrupası'nda vardı. Aslında ortaçağ Avrupası'nın şövalyeleri samurayın tarihteki en yakın akrabaları olabilirdi. Şövalyeler gibi samuraylar da (sözcük anlamı “hizmete adanmış”) savaş çetelerinin liderleri ya da savaş ağaları ve onlar için savaşan sadık askerlerden oluşan bir seçkinler sınıfı yarattı. Japonya'da geleneksel olarak en yüksek düzeyde bağlılık imparatora gösterilirdi. Ancak samuraylar güçlendikçe imparator gücünü yitirmeye başladı ve şogun –ya da başkumandan– olarak adlandırılan askeri diktatörün gölgesinde kaldı. Şogun unvanı yeni samuray iktidarına işaret ediyordu.

Samuray ve şövalye savaş alanında karşılaşsaydı birbirini tanıyabilirdi. İkisi de zırh giyiyor, at üstünde saldırıyor, kılıç ve mızrakla savaşıyor, kaleleri kuşatıyor ve onur kuralları çerçevesinde yaşıyordu. Ancak samuray ve şövalyenin farklılaştığı nokta iktidar süreleriydi. Japon savaşçı sınıfı, Amerikan savaş gemileri Japonya limanlarına gidip şogunun ülkesini savunmadaki yetersizliğini gösterene kadar şaşırtıcı bir süre iktidarda kaldı. Yeni bir imparatorun çevresinde toplanan güçler şogunun ordusunu kolayca devirdi. Samuray iktidarı sona erdi.

Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar |